BANKA HESAPLARIONLINE BAĞIŞ
Sultan Ölçek

Sultan Ölçek

Avrupa Yardım Vakfı gönüllüsü olarak ilk defa 2018 yılında, Ramazan ve Kurban da olmak üzere 2 kez Arakan a gittim.

Orda gördüklerimi tek kelime ile ifade edecek olursam : SEFALET
Hayır işlerinde koşturmak benim için şu anlama geliyor: İNSAN OLMAK

İlk gün Arakan daki kampta bir yetimhanede bayram hediyelerini dağıtmak için gittik. Belli bir noktaya kadar araçla sonrasını yürüyerek ilerledik. Manzara korkunçtu hiç bir yerle kıyas yapılacak gibi değildi. Sanki başka bir gezegendeydik, dünya yeni yaratılmıştı. Çocuklar çıplak, erkeklerin üstleri yok, altta kısımları çarşaf gibi bezle sarılmış, ortalıkta pek kadın görünmüyordu. Kamışlardan derme çatma evler, her yer çöplerle dolu, yardım kuruluşlarının açmış olduğu su kuyuları hepsinden gösterişli, etrafta su birikintileri pis sular, kokular. En önemlisi burda bizimle aynı dinden İNSANlar yaşıyordu. Yol boyunca çocuklar sayıları artarak arkamızdan geliyorlar. Tüm hayatım gözümün önünden geçiyordu adım adım ilerlerken. ALLAH ım bu insanlar nasıl yaşıyor, ne yiyip ne içiyor, nasıl geçiniyor, günlük zaruri ihtiyaçlarını nasıl gideriyor, nerde tuvalet yapıyor, nerde yıkanıyor.. Sorular kafamda büyüyordu. Bir tek şekerin, bir balon için verilen mücadele.. Çocuklar torbalarımıza bakıyor ellerini uzatıyor hatta saldırıyorlardı. Açlığın insanlara neler yaptırabileceğini farkettim ilk defa. Bizler aslında Avrupa nın göbeğinde ultra lüks bir şekilde yaşarken, birileri hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Ama özbenliklerinden taviz vermeden. Hatta bir çocuğa işaretlerle ismini sorduğumda İSLAM demişti, belki ismi oydu, ama bende çok şey çağrıştırmıştı. Hala o çocuğun sesi kulaklarımdadır. RABbimin ilk 13 yıl neden AHLAK üzerinde durduğunu , neden önce İNSAN ol AHLAKlı ol, yoksula yardım et, yetimi koru gözetle dediğini görerek şahit olmuştum.

Yardım ederken yardım AHLAKını, İnfak ederken İNFAK AHLAKını, hatta bir tebessümün bile ne güzel bir nimet olduğuna şahit oldum. İçimdeki manevi huzur ise o güne kadar hiç hissetmediğim kadar güzel ve huzur vericiydi. Kurban da tekrar teklif gelince severek kabul ettim. En çok etkilendiğim ise ilk gittiğimizdeki yetimlerimizi tekrar ziyaretimizde hepsi beni tanıyordu, yaklaşmaya çekindiler ama elleriyle işaret ediyorlardı, biz onu tanıyoruz dercesine, hani tanıdığınız yüksek makamda biri gelir siz izleyicisiniz de beni görsün dercesine gözünün içine bakarsınız ya aynen öyle bakıyorlardı. Sonra onlarla veda vakti geldiğinde ALLAHa ısmarladık demek için yanlarına gittim çocuklar bacaklarıma sarıldı gitme dercesine anneleri nin elleri üzerimde başımı okşuyor birşeyler mırıldanıyorlardı, belli ki DUA ediyorlardı. Ayrılmak çok zor oldu ve bu sene beni beklediklerini hissediyorum. Bunlar ancak yaşanarak öğrenilebilecek hisler diye düşünüyorum.

Haberi Paylaş